Eskiden Mahalle Bakkallarında Satılan Bu Nostaljik Ürünleri Hatırlayınca Yaşlandığınızı Anlayacaksınız

510PAYLAŞIM

Leblebi tozları, renkli toplar, çatapatlar... Bir nesil internet olmadan bakkalda satılan bu ürünlerle gelişimini tamamladı. İşin açığı, o günleri yaşayan çocuklar olarak kendimizi şanslı hissettiğimiz de doğrudur. Özellikle 80'lerde doğanlar bu nostaljik ürünleri hatırlayınca "vay benim gençliğim" diyecek. Hadi bakalım...

1. Önce yaramazlıktan başlayalım: Şerit halinde satılan şu çatapatlardan patlatıp garip bir mutluluk duymayan çocuk var mı? Düşündükçe kokusu burnuma geliyor.

2. Peki şu üstü toz tutmuş, fileli toplardan alan şanslıları bir görelim? Sürekli patlayan bu toplardan öyle her zaman alamıyorduk üstelik.

3. Sanki bir sihir, bir büyü gibi olan renkli, üçgen kolonyalar ne kadar da mutlu ederdi bizleri. Yanlış hatırlamıyorsam en güzel kokan da mor renkli olanıydı.

4. Kolonya demişken, tezgahın üstünde bulunan pompalı kolonya damacanaları da hatırlatırım. Bayram seyran gününde fıs fıs doldururdu bakkal amca şişeleri.

5. Dondurma görünümlü külahta leblebi tozları vardı ya da bunların içinde uyduruk, kaymak gibi bir şeyler oluyordu. Henüz onları yiyerek ölen hiçbir çocuk yok.

6. Kiloyla satılan açık bisküvileri de koyalım buraya. Bunları alıp arasına lokum koymak suretiyle sandviç yapmayan bizden değildir!

7. Portakallı ve sade Elvan Gazozları hâlâ var mı bilmiyorum. Bir dönem bütün oyunların ödülü bu gazozlardı.

8. Boyalı buz deyip geçilmesi mümkün olmayan Meybuzlar tam bir hayat neşesiydi. Hüpletirken ağza gelen naylonlar bile o mutluluğu bozmazdı.

9. Erkek çocuklarının en sevdiği futbol kartları şu an koleksiyoncularda satılıyor. Bunları hâlâ atmayan var mı aranızda?

10. Şu Aydede bisküvinin şekerli tadını unutmak mümkün değil. Keşke yeniden piyasa sürseler :(

11. Sigara şeklinde sakızlar vardı pakette satılan. Şu an düşününce aslında ne kadar da yanlış geliyor ama nostaljik diye koyalım buraya bakalım.

12. Bakkal Amca'nın çay bardağı hesabıyla verdiği ay çekirdeğinin tadını şu an kuruyemişçilerde bulmanın imkanı yok.

13. İçine bakınca sanki gezegenleri, galaksiyi görüyormuş gibi olduğumuz cam bilyeler diyor ve susuyorum. Farkındaysanız bu kadarını hatırlamak bile yaşlandığımızı fark ettirdi. Hey gidi günler hey!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
deliboran

O bakkalların kendine özgü kokuları vardı, içeri adımınızı attığınızda Bisküvi, gofret ve lokum kokusu karşılardı bizi…. Bir de açık reçel satarlardı, 80’lerin ortalarında öyleydi, özellikle bütün ailenin evde olduğu pazar günleri elimizde tabakla giderdik bakkala, o önce tabağı tartıp darasını alırdı sonrada istediğimiz reçelden o tabağa doldururdu. Hey gidi günler hey. O zamanlar en sevdiğim reçel Gül reçeliydi! Utanmasam ağlayacağım ulan! :(((

selaminko

Hakikaten o aydede ne güzel bir üründü ya.

yunuslk

Eskiden huzur vardı yokluk vardı akrabalarla birleşik tık şimdi 🦂 akrep oldular

kaan-ergen

filedeki plastik topların plastik kimyasal kokusunu hatırlayan? insanın anılarını canlandıran en güçlü uyarıcı resim, ses vb. değil kokularmış. şimdi o koku bir şekilde olsa burda koklasak bir an direkt 1988'e giderim herhalde.

deryadrn

İliklerim sızladı bakarken... Gelmez o günler, dönmez o günler mazide kaldı hep...

Görüş Bildir