Koronavirüs Nedeniyle Geçim Sıkıntısı Yaşayan Vatandaşların "Çaresizliğin Gözü Kör Olsun" Dedirten Yardım Çığlıkları

-
Abone ol

Salgın kimseyi eşitlemedi; zenginler yine zengin, olan yine açlık sınırındakilere oldu...

Tüm dünyayı etkisi altına aldı, binlerce kişiyi kaybetmemize neden oldu, hepimizi eve kapattı, paranoya sahibi yaptı: Koronavirüs'ün etkisi hız kesmeden sürüyor...

İnsanoğlu her türlü yeniliğe ayak uydurmak üzere tasarlanmış gibi bu süreci de bir şekilde geçirmeye çalışıyoruz: İşimizi evden yürütüyoruz, sporumuzu odamızda yapıyoruz, ekmeğimizi bile kendimiz pişiriyoruz. Daha iyi nasıl ayak uydurulabilir ki?

Ölümler ve toplum sağlığı üzerindeki etkilerinin yanı sıra virüsün hiç şüphesiz en zorlayıcı kısmı ekonomi...

AVM'lerin açılmasından ya da koşa koşa kuaföre gitmekten bahsetmiyoruz elbette. Geçim sıkıntısı yaşayan, salgın nedeniyle işsiz kalan, öncesinde yaşadığı maddi zorlukları aşamadığı için bozuk ekonomiyle yoluna devam etmeye çalışanları konuşalım biraz...

Öyle ki belediyeler, sivil toplum kuruluşları, ünlüler, hatta cumhurbaşkanı ve bakanlar çeşitli yardım kampanyaları yaparak geçim sıkıntısı çeken vatandaşlara ulaşmak üzere tek yürek oluyor.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'tan tutun da her daim süper kahraman gibi yetişen Haluk Levent'e kadar herkes elden geldiğince ihtiyaç sahiplerine ulaşmaya çalışıyor.

Vatandaşlar da sosyal medyada bir araya gelerek elini taşın altına sokuyor...

"Bendensin" diyerek kirasını almayan ev sahipleri de var, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun başlattığı kampanyayla ihtiyaç sahiplerinin faturalarını ödeyenler de...

Ama tüm bunlara rağmen yoksul yine yoksul...

İstanbul sokaklarında çekilen bu görüntüde yanında küçük çocuklar bulunan bir kadın artık yemek almak istediğini söylüyor. Evet, artık yemek...

İŞKUR önünde uzun kuyruklar...

Hem evsiz hem işsiz kalanlar...

Ve yaşamına son verenler...

İstanbul Aksaray’da Ahmet Karakeçi isimli vatandaş kendini üst geçitte asarak yaşamına son verdi. Karakeçi'nin bıraktığı iddia edilen not ise sosyal medyanın gündemine oturdu.

Sokağa çıkma yasakları, maske takma zorunluluğu, AVM'lerin açılması derken her gün yeni bir normal oluşturmak üzere çeşitli adımların atıldığı; Hacı Sabancı'nın boğaza nazır yalısında, deniz kenarında spor yaptığı; Demet Akalın'ın evine kebapçı çağırarak mangal partisi verdiği Türkiye'de yoksul yine yoksul... Değişen hiçbir şey yok!

Bu içerikler de ilginizi çekebilir...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
papichulopapichulo

Agziyla org calan adami dinliyrodum nereye geldim.

limbo-fighter

Partizanlığın bizi getirdiği uç noktalar bunlar işte. Ülkenin ekonomi politikaları zengini daha zengin etmek, üretmek yerine ithal etmek, ucuza ithal edip pahalıya satmak üzerine kurulu. Şu salgın günlerinde bile yandaşlarına para kazandırmaya daha çok önem verip köprü ve tünellerin geçiş garantilerini yandaş müteahhitlerine ödemeye devam ettiler. Salgını fırsata çevirip şu köprü ve tünelleri kamulaştıralım ya da garanti ödemeleri USD'den TL'ye çevirelim veya hiç değilse bir 3 ay erteleyelim de müteahhite vereceğimiz milyarları işsiz aşsız kalan vatandaşa dağıtalım demediler... Gerçekten yazık, TV'lerde görmüyoruz diye yok sayıyoruz ama insanlar açlıktan yokluktan kırılmaya başladı artık.

manuel-greyfurt

Bunlarda bişe yok, asıl Demet akalın zor durumda.

enk-capital

Bazen düşünüyorum da bu şekilde yaşıycaksam hiç doğmamalıydım. Aslında yaşamıyoruz, yaşam mücadelesi veriyoruz.

bookworm

Söylenecek sözün olmadığı noktadayız, etrafımız maalesef bu videoda ki gibi olan vatandaşlar ile dolu. Elimizden geldiğince yardım yapıyoruz ama oturup sohbet ettiğimizde de hâla malum yerleri canla başla savunuyorlar, peki şimdi göz göre göre hatayı biz mi onlar mı yapıyorlar?

Görüş Bildir