Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Saadet Büyük Yazio: Bansky'nin "Love Is In The Bin" Eseri Kadar Gerçek Türkiye Ekonomisi

16PAYLAŞIM
Yazio Banner

….FAİZ İNMELİ BU MÜZAYEDEDE....İN…İN….İN… İN…

0.50 indirdim… Yok mu artıran…

1 indirdim…

1.5 indirdim…

2 indirdim….

2.5 indirdim…

3 indirdim…

Evet iyice heyecan dorukta Türkiye ekonomisi kapanın elinde kalmak üzereeeeeeee...

Veeeeeee…

Veeeeeee…

En arkadan geliyor ses 3.5 puan evet iyice heyecanlandım bu müzayedede… 3.5 indirim de geldi… Tekrar soruyorum...

Yok mu indiren…

Son teklif de…

4 puan indirim geliyor ve 4 puan ile salonda kopan alkış  ıslık sesleriyle ortalık inlerken  eserimizi  almanın memnuniyetiyle yüzümüz gülüyor derken o da nesi... Eser kendi kendini imha mı ediyor yoksa...

Hayırlı olsun nur topu gibi bir şaheser satın almıştınız oysa… Sevinsenize...

Ne demek istiyorsun diyenlere küçük bir hatırlatma yapmak isterim... Biliyorsunuz dünyaca ünlü resim sanatçısı Banksy’nin ‘Kırmızı Balonlu Kız’ adlı eseri Londra’daki Sothebys müzayede evinde 1 milyon sterline satılmasının hemen ardından eserin sanatçısı tarafından içerisine gizlenmiş kâğıt imha makinesi vasıtasıyla kendini imha etmişti...

İngiliz sanatçı Banksy'nin dünyaca ünlü 'Kırmızı Balonlu Kız' adlı eseri 1 milyon sterline satın alan koleksiyonerin ise, eserin kendini parçalara ayırmasına rağmen alış işlemini gerçekleştirdiğini de biliyoruz...

Sotheby's müzayede evi, Avrupalı koleksiyonerin eserin artık sanat tarihine damga vurduğunu düşündüğü için alış işlemini gerçekleştirmeye karar verdiğini duyurmuştu...

Kendini imha etmesinin ardından da esere 'Love is in the Bin' (Çöpteki Aşk) ismi verildi...

Lütfen izlemek için 1 dakikanızı ayırınız...

Buradan sadede gel diyenlere cevabım;
biz de ekonomide kendi şaheserimizi yaratmak üzereyiz de ondan…

Yüksek faiz bütün kötülüklerin anası faiz inince enflasyon da inecek sanıyoruz… Yoksa biz de ekonomide literatüre, kendini imha etmek üzere yarısı açıkta kalmış eser misali girmeye mi hazırlanıyoruz...

Sayın Tayyip Erdoğan’ın “‘Faiz düşerse, enflasyon düşer’ dedik. Gerekeni yapmadı. Aynı kulvarda değildik” diyerek Merkez Bankası Başkanı’nın  görevden alınması  sonrasındaki  ilk faiz kararı toplantısı bu hafta ( 25 Temmuz 2019 da ) yapılacak....

Faiz düşerse, enflasyon düşer söylemine geri dönersek açıkçası iktisatta ve literatürde yeri yok bu denklemin... Bunu Türkiye başarırsa tarihe geçeceğiz inanın... Bu sebeple ben 25 Temmuz’daki Merkez Bankası faiz toplantısından şöyle dişe dokunur bir faiz indirimi kararının çıkmasını heyecanla bekliyorum... Ben şahsen bu modelin artık denenmesini ve ne olacaksa olsun diyip sonuçlarını görmeyi de istiyorum... Bakalım yarattığımız bu şaheserle Bansky’nin eserindeki gibi yine de alıcılar açısından Türkiye ye yabancı yatırımcıların ilgisini sağlayabilecek miyiz...  (Yazının en sonunda bunu bulacaksınız...)

Yabancıların portföylerindeki Türk eurobondlarının, hisse senetlerinin, mevduatlarının payının son 5 yıla göre yarı yarıya azaldığı sıcak paranın en düşük düzeylerine indiği böyle bir ortamda yeniden cazip bir ülke olarak sermaye girişlerini sağlayabilecekmiyiz...

Yüksek faiz düşük kur politikasından; düşük faiz yüksek kur modeline makas değiştirerek dönecek Türkiye’de şu andaki kur seviyesine bakıp da yaz rehavetine kapılmayınız...

İçinde bulunduğumuz kriz de kendini, henüz yeni bir kur şokuyla göstermedi diye yüksek işsizliği, yatırımlardaki azalmayı ekonomiye olan güvendeki sarsılmayı yabana atmak mümkün değil...

Türkiye’ye para getirmek isteyen yabancı tasarruf sahibine Merkez bankasının başkanın görev süresi dolmadan alınmasını bütün gelişmiş demokrasilerde(!)  (bizden başka bir de Tanzanya’da olmuş Merkez Bankası Başkanının siyasi hükumet tarafından görevden alınması)  rahatlıkla izah edebildiğimiz gibi faizi düşürmenin ekonomiyi canlandıracağını ve enflasyonu da düşüreceğini ve  ülkemize güvenerek rahatlıkla para girişi yapabilecekleri konusunda da kafalarda hiçbir soru işareti bırakmayacağımız kanaatindeyim (!) Gerçi onlar artık Türkiye konusunu çoktan kapattılar ve yeni para girişi öyle azaldı ki…

Ekonomi daraldığı için cari açığın düştüğü cari açık düştüğü için de kendimizi başarılı addettiğimiz bu politikada, yaz ayları sebebiyle döviz girişine paralel yaşanan sakinlik ve gerçekten kur üzerinde baskı ile değil de arz ve taleple fiyatının sağlıklı oluşması sebebiyle kurun düştüğünü düşünmeyi de öyle isterdim ki...

Serbest piyasadan uzaklaşan politik haraketler bakalım bizi nereye götürüyor olacak...

Faiz düşünce bakalım ekonomi canlanacak mı gerçekten yatırım artıp büyüme ivmelenecek ve toplumsal refah düzeyimiz de eş zamanlı artacak mı ve düşen faizle dolara yönelim içerde tasarruf sahipleri açısından son 5-12 Temmuz haftası dahil artmış iken tam tersi ni sağlayıp gerçekten dolardan TL’ye dönüşte ivmelenme sağlanacak ve ekonomi yönetimine güven bu sayede perçinlenecek mi?

85 milyar dolarlık gelişmekte olan piyasalar fon yöneticisinin; Türkiye’ye Tam sermaye kontrolü mü önce gelecek, yoksa S-400 yaptırımları mı merak ediyorum... Diye yazdığı öngörüsünde olduğu gibi ülkemiz ekonomisi nereye gidiyor dersiniz?

2019 Sonbaharına nasıl mı giriyoruz... Temkin diyorum çok temkin... Ama öte taraftan Temmuz Haziran’dan, Ağustos Temmuz’dan çok daha iyi olacak şaka değil rasyonaliteden uzak ancak olmazları oldurduğumuz yaklaşımımız inanın bunun reelde olmasa da kağıt üzerinde gerçek olacağını gösteriyor…

SON SÖZ: BU YAZI 21 TEMMUZ 2019 TARİHİNDE YAYINLANMIŞ OLAN  EKONOMİ YAZIMDIR. ÖZELLİKLE GÜNDEMİN ÇOK YOĞUN OLDUĞU VE KORONA SEBEBİYLE ÖNCELİKLERİN DE DEĞİŞTİĞİ HABER ETKİSİNİN HIZLANDIĞI İÇİNDEN GEÇTİĞİMİZ BU KONJEKTÜRÜ DOĞRU OKUYABİLMENİZ İÇİN HATIRLATMA AMAÇLIDIR….

21 Temmuz’daki bu yazımın hemen sonrasında 25 Temmuz 2019’da Merkez Bankasından %4.25’lik yüklü bir faiz indirimi gelmiş ve  faiz indirimleri o noktadan itibaren süratle indirilmeye devam etmiştir... Yabancıların son 1 yılda Hisse senedinden 5.5 milyar dolar ve  Tahvil – Bono Piyasasında 8.4 milyar dolar net çıkışı olmuş ve yabancının payı sene başında %10 seviyelerinden %3.3’lere gerilemiştir.. Son olarak Hane Halkı Döviz Tevdiat hesaplarındaki  (DTH) artışı ne sen sor ne ben söyleyeyim sevgili okurum…

Aşağıda da son 1 yılda faizler ve enflasyonun / döviz kurların geldiği nokta özet tablo da verilmiştir…

21 Temmuz 2019-16 Eylül 2020; neydi ne oldu?

Ekonominin gülen yüzü

Sevgiyle kalın...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
onur-yekeduz

tüfe düşmüş gibi gözükse de en az 2 kat tüfe var şuan

Görüş Bildir